Gök bilimciler, başka bir yıldızın yaşanabilir bölgesinde bulunan kayalık bir gezegenin atmosfere sahip olduğunu ilk kez açık biçimde doğruladı. LHS 1140 b atmosferi, gezegenin üst katmanlarından uzaya kaçan helyum gazının belirlenmesiyle tespit edildi. Dünya’dan yaklaşık 48 ışık yılı uzakta bulunan gezegen, yaşam koşullarının araştırılması açısından bilinen en önemli ötegezegenlerden biri hâline geldi.
Science dergisinde yayımlanan çalışma, yaşanabilir bölgedeki kayalık gezegenlerin güçlü yıldız radyasyonuna rağmen atmosferlerini milyarlarca yıl koruyabileceğini gösteriyor. Ancak araştırma, LHS 1140 b üzerinde yaşam bulunduğunu veya yüzeyinde kesin olarak sıvı su olduğunu kanıtlamıyor. Elde edilen sonuç yalnızca gezegenin günümüzde gazlardan oluşan bir atmosfer tabakasına sahip olduğunu doğrudan gösteriyor.
LHS 1140 b Nasıl Bir Gezegen?

LHS 1140 b, küçük ve soğuk bir kırmızı cüce yıldızın çevresinde dönüyor. Gezegen, Dünya’nın yaklaşık 1,73 katı yarıçapa ve 5,6 katı kütleye sahip. Yıldızının çevresindeki bir turunu yaklaşık 24,7 günde tamamlıyor. Bu büyüklük ve kütle değerleri, LHS 1140 b’yi süper Dünya olarak adlandırılan gezegen sınıfına yerleştiriyor.
Gezegen, yıldızından Dünya’nın Güneş’ten aldığı enerjinin yaklaşık yüzde 42’sini alıyor. Atmosferin yansıtıcı etkisi hesaba katılmadığında denge sıcaklığının yaklaşık 226 Kelvin, yani eksi 47 santigrat derece olduğu hesaplanıyor. Yüzey sıcaklığı ise atmosferin yoğunluğuna, sera gazlarına, bulutlara ve ısı dağılımına göre bu değerden farklı olabilir.
LHS 1140 b’nin yoğunluğu, tamamen havasız ve Dünya benzeri iç yapıya sahip bir kaya gezegeninden biraz daha düşük görünüyor. Bu durum gezegenin önemli miktarda su barındırabileceğini veya atmosfer gibi düşük yoğunluklu bir dış katmana sahip olabileceğini düşündürüyordu. Yeni helyum tespiti, en azından atmosfer seçeneğinin gerçekten var olduğunu ortaya koydu.
LHS 1140 b Atmosferi Nasıl Tespit Edildi?
Araştırma ekibi, LHS 1140 sistemini Şili’deki Las Campanas Gözlemevi’nde bulunan 6,5 metrelik Magellan Clay Teleskobu ile izledi. Teleskoba bağlı WINERED spektrografı, yıldızdan gelen yakın kızılötesi ışığı farklı dalga boylarına ayırdı. Böylece gezegenin çevresindeki gazların yıldız ışığında bıraktığı kimyasal izler incelendi.
Gözlemler 23 Eylül 2024 tarihinde yaklaşık 6,5 saat boyunca gerçekleştirildi. Aynı sistemdeki LHS 1140 c ve LHS 1140 b gezegenleri o gece arka arkaya yıldızlarının önünden geçti. İki geçişin arasında yalnızca 39 dakika bulunuyordu. Araştırmacılar toplam 70 tayf kaydı elde etti. Bunların 23’ü LHS 1140 b’nin yıldızının önünden geçtiği sırada alındı.
Gezegen yıldızının önünden geçerken yıldız ışığının küçük bir bölümü atmosferin içinden geçiyor. Atmosferdeki elementler belirli dalga boylarını soğurduğu için ışık tayfında karakteristik çizgiler oluşuyor. Araştırmacılar, yaklaşık 10.833 angström dalga boyunda metastabil helyuma ait belirgin bir soğurma sinyali tespit etti. Sinyalin gezegen geçişinden önce de görülmesi, helyumun gezegenin önünde uzanan bir gaz kuyruğu oluşturduğunu düşündürüyor.
Helyum Tespiti Atmosferin Varlığını Nasıl Kanıtlıyor?
Tespit edilen helyum, gezegenin yüzeyine yakın atmosferinden doğrudan ölçülmedi. Sinyal, üst atmosferden yıldızlararası uzaya doğru kaçan helyum atomlarından geldi. Buna rağmen bir gezegenden gaz kaçışının görülmesi, gezegenin hâlâ gazlardan oluşan bir atmosfer rezervi taşıdığını gösteriyor.
Bir başka ifadeyle, uzaya kaçan helyumun bulunabilmesi için önce gezegenin çevresinde bir atmosfer bulunması gerekiyor. Araştırmacılar bu nedenle sinyali, LHS 1140 b’nin atmosfere sahip olduğuna ilişkin doğrudan gözlemsel kanıt olarak değerlendiriyor. Çalışma, yıldızının yaşanabilir bölgesinde bulunan kayalık bir ötegezegende atmosferin açık biçimde gösterildiği ilk araştırma niteliğini taşıyor.
Helyumun atmosferden kaçması, gezegenin havasını kısa sürede tamamen kaybedeceği anlamına gelmiyor. Dünya atmosferindeki helyum da düşük kütlesi nedeniyle zaman içinde uzaya kaçıyor. Önemli olan toplam atmosfer miktarı ile gaz kaybı hızının karşılaştırılmasıdır. Araştırma ekibine göre LHS 1140 b’nin atmosferi muhtemelen üç milyar yıldan uzun süredir varlığını sürdürüyor.
İkinci Gözlemde Helyum Neden Görülmedi?
Araştırmacılar, 2024 yılında elde edilen helyum sinyalini kontrol etmek için LHS 1140 b’yi 29 Eylül 2025 tarihinde yeniden gözlemledi. Ancak ikinci gözlem sırasında aynı helyum çizgileri tespit edilemedi. Çalışma ekibi, iki gözlem arasındaki bu farkı atmosferik gaz kaçışının zaman içinde değişebilmesiyle açıklıyor.
Bir yıldızın yaydığı X ışınları ve aşırı morötesi radyasyon sabit değildir. Bu radyasyon, gezegenin üst atmosferini ısıtarak gazların uzaya kaçmasını kolaylaştırabilir. Yıldız etkinliğinin veya atmosfer sıcaklığının değişmesi, helyum sinyalinin bazı dönemlerde güçlü, bazı dönemlerde ise tespit sınırının altında kalmasına yol açabilir. Araştırmacıların modelleri, 2025 yılında helyum kaçışının devam etmiş olsa bile mevcut cihazlarla görülemeyecek kadar zayıflamış olabileceğini gösteriyor.
Ekip ayrıca 2024 verilerindeki sinyalin başka bir kaynaktan gelip gelmediğini ayrıntılı biçimde inceledi. Dünya atmosferindeki su buharı, gökyüzü parlaması, yıldız etkinliği, veri işleme yöntemi ve cihaz kaynaklı hatalar kontrol edildi. Veriler farklı bir yazılımla bağımsız olarak yeniden işlendiğinde de sonuç değişmedi. Böylece 2024 sinyalinin LHS 1140 b çevresindeki helyumdan kaynaklandığı sonucuna ulaşıldı.
Atmosfer Neden Helyum Bakımından Zengin?
LHS 1140 b’nin üst atmosferinin helyum bakımından zengin, hidrojen bakımından ise fakir olduğu düşünülüyor. Gezegen ilk oluştuğunda hidrojen ve helyum içeren daha geniş bir atmosfer taşımış olabilir. Hidrojen daha hafif olduğu için milyarlarca yıllık süreçte uzaya helyumdan daha hızlı kaçmış olabilir.
Bu süreç atmosferik ayrışma olarak adlandırılıyor. Hafif elementler üst atmosferden daha kolay uzaklaşırken karbon, oksijen ve azot içeren ağır maddeler alt katmanlarda kalabilir. Araştırmacılar, ölçülen helyum kaçış hızının oksijen gibi ağır elementleri uzaya sürüklemeye yeterli olmadığını hesapladı. Bu nedenle alt atmosferde karbondioksit, karbonmonoksit, azot, oksijen veya su buharı gibi daha ağır gazların bulunması mümkün.
Bununla birlikte mevcut çalışma bu ağır gazların hiçbirini doğrudan tespit etmedi. Helyum sinyali yalnızca üst atmosferin yapısı hakkında bilgi veriyor. Gezegenin yüzey basıncı, alt atmosferinin kimyasal bileşimi ve bulutlarının özellikleri henüz bilinmiyor. Dolayısıyla LHS 1140 b’nin atmosferini Dünya atmosferine benzetmek için yeterli veri bulunmuyor.
LHS 1140 b Yaşanabilir Bir Gezegen mi?
Yaşanabilir bölge, bir yıldızın çevresinde uygun atmosfer koşulları altında sıvı suyun yüzeyde kalabileceği uzaklık aralığını ifade ediyor. LHS 1140 b bu bölgenin içinde bulunuyor. Ancak bir gezegenin yaşanabilir bölgede yer alması, yüzeyinde okyanus veya yaşam bulunduğunu tek başına kanıtlamıyor.
Bir gezegenin gerçekten yaşanabilir olabilmesi için atmosfer basıncı, sıcaklık dağılımı, su miktarı ve kimyasal yapı gibi birçok koşulun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Ayrıca yıldızdan gelen morötesi radyasyon, gezegenin manyetik alanı ve jeolojik etkinliği de uzun vadeli yaşanabilirliği etkileyebilir.
Yeni çalışma, LHS 1140 b üzerinde canlı organizma bulunduğuna ilişkin herhangi bir kanıt sunmuyor. Atmosferde biyolojik faaliyetle ilişkilendirilebilecek bir gaz da tespit edilmedi. Buna karşın kayalık yapısı, uygun yörüngesi ve doğrulanmış atmosferi, gezegeni gelecekteki yaşam araştırmaları için güçlü bir hedef hâline getiriyor.
James Webb Gözlemleri Su Dünyası İhtimalini Güçlendirmişti
James Webb Uzay Teleskobu ile yapılan önceki gözlemler, LHS 1140 b’nin kalın ve hidrojen bakımından zengin bir mini Neptün atmosferine sahip olma ihtimalini büyük ölçüde elemişti. Hidrojen ağırlıklı bir atmosferde görülmesi beklenen belirgin metan ve karbondioksit izleri tayfta bulunmadı.
Gezegenin ölçülen kütlesi ve yarıçapı, toplam kütlesinin yaklaşık yüzde 9 ila yüzde 19’unun sudan oluşabileceğini düşündürüyor. Bu senaryoda LHS 1140 b, büyük bölümü buzla kaplı bir su dünyası olabilir. Yıldıza dönük tarafta ise atmosferin sağladığı ısınmaya bağlı olarak açık bir sıvı su bölgesi bulunabilir. Ancak bu okyanus senaryosu henüz doğrudan gözlemle doğrulanmadı.
James Webb verilerinde azot ağırlıklı, yüksek moleküler kütleli bir atmosfere ilişkin sınırlı bir işaret de elde edilmişti. Bunun istatistiksel güveni kesin bir keşif açıklamak için yeterli değildi. Yeni helyum tespiti, atmosferin genel varlığını doğruluyor fakat yüzeye yakın katmanların azot ağırlıklı olup olmadığını tek başına göstermiyor.
LHS 1140 c’de Neden Atmosfer Bulunamadı?
Aynı yıldız sisteminde bulunan LHS 1140 c, LHS 1140 b’den daha küçük ve yıldızına çok daha yakın bir gezegen. Yıldızının çevresindeki bir turunu yaklaşık 3,78 günde tamamlıyor. Ayrıca Dünya’nın Güneş’ten aldığı radyasyonun yaklaşık beş katına maruz kalıyor.
2024 yılındaki gözlemler sırasında LHS 1140 c’nin çevresinde helyum sinyali bulunamadı. Önceki sıcaklık ölçümleri de gezegenin çok ince bir atmosfere sahip olabileceğini veya tamamen havasız kalmış olabileceğini düşündürüyor. Buna karşılık daha uzakta bulunan LHS 1140 b, atmosferinin en azından bir bölümünü korumayı başarmış görünüyor.
İki gezegen arasındaki fark, yıldız radyasyonunun atmosferlerin geleceğini nasıl belirlediğini anlamak açısından önemli. Aynı yıldızın çevresinde oluşan gezegenlerden biri atmosferini korurken diğeri kaybetmiş olabilir. Böyle bir sistem, kayalık gezegenlerle havasız dünyaları birbirinden ayıran koşulların incelenmesi için doğal bir laboratuvar sunuyor.
Kırmızı Cüce Yıldızlar Atmosferleri Yok Edebilir mi?
Kırmızı cüceler, Samanyolu’nda yaygın olarak bulunan küçük ve düşük sıcaklıklı yıldızlardır. Bu yıldızlar özellikle genç dönemlerinde güçlü morötesi radyasyon, X ışınları ve yıldız patlamaları üretebilir. Yakın yörüngedeki gezegenler, bu yüksek enerjili radyasyon nedeniyle atmosferlerini zaman içinde kaybedebilir.
Bu durum, kırmızı cücelerin yaşanabilir bölgesindeki kayalık gezegenlerin gerçekten atmosfer taşıyıp taşıyamayacağı konusunda uzun süredir soru işareti oluşturuyordu. Çünkü kırmızı cüceler daha soğuk olduğu için yaşanabilir bölge yıldıza oldukça yakın konumda bulunuyor. Gezegenler de bu nedenle yüksek enerjili yıldız etkinliğine daha fazla maruz kalıyor.
LHS 1140 b’nin milyarlarca yıl boyunca atmosferini koruması, kırmızı cücelerin çevresindeki bütün kayalık gezegenlerin havasız kalmadığını gösteriyor. Bununla birlikte tek bir gezegen bütün kırmızı cüce sistemleri için genel bir kural oluşturmuyor. Farklı yıldızların etkinliği, gezegen kütlesi ve yörünge uzaklığı atmosferin geleceğini değiştirebilir.
Keşfin Bilimsel Önemi ve Gelecek Gözlemler
Daha önce gaz devleri, sıcak Neptünler ve bazı alt Neptünlerin atmosferlerinden kaçan helyum tespit edilmişti. Çok sıcak kayalık gezegenlerde atmosfere ilişkin bazı işaretler de elde edildi. Ancak LHS 1140 b araştırması, yaşanabilir bölgede bulunan kayalık bir gezegenin atmosferini açık biçimde gösteren ilk çalışma oldu.
Keşif aynı zamanda büyük uzay teleskopları dışında, yer tabanlı teleskopların da küçük ötegezegen atmosferlerini araştırabileceğini gösteriyor. Gezegenlerden kaçan helyum ve benzeri gazların aranması, atmosfer taşıyan başka kayalık dünyaların belirlenmesinde yeni bir yöntem sağlayabilir.
Sıradaki gözlemlerin hedefi, LHS 1140 b’nin alt atmosferini oluşturan gazları belirlemek olacak. Özellikle karbondioksit, su buharı, azot ve karbonmonoksit gibi bileşenlerin araştırılması planlanıyor. Gezegenin yüzey sıcaklığı, bulut yapısı ve olası okyanusları hakkında güvenilir bir tablo oluşturmak için birden fazla geçiş gözlemi gerekecek.
Başlıca Kaynaklar:
- Science dergisinde yayımlanan LHS 1140 b atmosfer araştırması.
- Center for Astrophysics | Harvard & Smithsonian keşif açıklaması.
- LHS 1140 b hakkında James Webb NIRISS gözlem çalışması.
- LHS 1140 b’nin su dünyası olasılığını inceleyen JWST çalışması.










