Türkiye Ay görevi için geliştirilen uzay aracında üretim, montaj ve entegrasyon çalışmaları tamamlandı. Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki araç, fırlatma öncesindeki kritik çevresel testlerin yapılması amacıyla TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’ne (USET) gönderildi.
Milli Uzay Programı kapsamındaki ilk derin uzay misyonu olarak planlanan görevde fırlatma hedefi 2027’nin ilk ayları. Test ve nihai kontrol aşamalarının ardından aracın ABD’ye sevk edilmesi, Kennedy Uzay Merkezi üzerinden uzaya gönderilmesi öngörülüyor.
Türkiye Ay görevi için kritik test süreci başladı
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın açıklamasına göre, Ay uzay aracının sistem seviyesi çevresel testleri USET’te gerçekleştirilecek. Bu aşama, yalnızca aracın uzaya gönderilmeye hazır olup olmadığını değil, birbirine bağlı çok sayıda alt sistemin zorlu koşullarda birlikte çalışıp çalışmadığını da ortaya koyacak.
Araç, uzay ortamını taklit eden ısıl vakum testlerine tabi tutulacak. Bu testlerde, atmosferin bulunmadığı ortam ile görev sırasında karşılaşılabilecek sıcaklık değişimlerinin uydu sistemleri üzerindeki etkileri incelenecek. Böylece elektronik, güç ve ısıl kontrol bileşenlerinin görev şartlarındaki dayanımı doğrulanmaya çalışılacak.
Yapısal testler ise fırlatma anında oluşacak titreşim, ivme ve mekanik yükleri kapsayacak. Bir uzay aracı için fırlatma, görev zincirinin en zorlayıcı bölümlerinden biri sayılıyor. Araç, roket üzerindeki yolculuğu sırasında ortaya çıkacak yüklerden sonra da bilimsel görevini sürdürebilecek sağlamlıkta olmalı.
USET’te ayrıca elektromanyetik uyumluluk testleri yapılacak. Bu kontrollerde, haberleşme, uçuş bilgisayarı, güç dağıtımı ve diğer elektronik sistemlerin birbirini olumsuz etkilemeden çalışması hedefleniyor. Test sürecinin birkaç ay sürmesi bekleniyor.
Testlerin ardından uzay aracının, TÜBİTAK UZAY’ın ODTÜ yerleşkesinde yapımı devam eden temiz oda ve entegrasyon tesisine götürülmesi planlanıyor. Nihai kontroller tamamlandıktan sonra araç fırlatma hazırlıkları için ABD’ye gönderilecek.
Yerli uydu birikimi derin uzay görevine taşınıyor
Ay görevi için geliştirilen aracın yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranına sahip olduğu açıklandı. Yazılımlarının tamamının yerli ve milli imkânlarla geliştirildiği belirtilen araçta, Türkiye’nin daha önceki uydu projelerinden edinilen teknik deneyimlerden yararlanıldı.
İMECE ve TÜRKSAT 6A çalışmalarında geliştirilen uçuş bilgisayarı, haberleşme, güç yönetimi, ısıl kontrol ve yörünge operasyonları gibi kabiliyetler bu görev için uyarlanıyor. Ancak Ay görevi, Dünya çevresindeki uydu operasyonlarından farklı olarak daha uzun haberleşme mesafeleri ve daha zorlu görev koşulları içeriyor.
Bu nedenle mevcut uydu teknolojilerinin derin uzay gereksinimlerine göre yeniden değerlendirilmesi projenin temel unsurlarından biri oldu. Ay aracının görev sırasında kendi sistemlerini güvenli biçimde yönetmesi, yörünge manevralarını gerçekleştirmesi ve bilimsel verileri Dünya’ya iletmesi gerekiyor.
Görevin geliştirme çalışmaları 2022’nin başından bu yana sürüyor. Açıklanan son bilgiye göre programın genel tamamlanma seviyesi yüzde 77’ye ulaştı. TÜBİTAK UZAY ve DeltaV’nin yanı sıra yerli teknoloji şirketleri ile girişimlerin de geliştirme sürecinde görev aldığı bildirildi.
2027’de fırlatma, iki ay sonra Ay yörüngesi hedefi
Türkiye’nin Ay uzay aracının 2027’nin ilk aylarında fırlatılması planlanıyor. Kennedy Uzay Merkezi üzerinden yapılması hedeflenen fırlatmanın kesin tarihi; hava koşulları, fırlatma sahasının durumu ve yörünge şartlarına bağlı olarak belirlenecek.
Fırlatmanın ardından aracın yaklaşık iki ay sürecek bir yolculukla Ay’a ulaşması öngörülüyor. İlk aşamada Dünya çevresinde eliptik bir yörüngede hareket edecek araç, planlanan ateşlemelerle Ay transfer yörüngesine aktarılacak. Ay’a yaklaşırken yapılacak yeni manevralarla da Ay yörüngesine girilmesi hedefleniyor.
Araç, Ay yüzeyinden yaklaşık 100 kilometre yükseklikte kutupsal ve dairesel bir yörüngede görev yapacak. Bu yörünge, Ay’ın farklı bölgelerinin düzenli biçimde gözlemlenebilmesine imkân tanıyacak. Bilimsel operasyonların en az üç ay sürmesi; görev performansına bağlı olarak bu sürenin 1,5 yıla kadar uzatılması planlanıyor.
Görev kapsamında Güneş rüzgârlarının Ay yüzeyiyle etkileşimi, Ay’daki suyun oluşum mekanizmaları, manyetik alanlar ve yüzeyin ısıl özellikleri incelenecek. Türkiye’de geliştirilen bilimsel ekipmanlarla Ay çevresindeki radyasyon ortamına yönelik ölçümler de yapılacak.
Hibrit itki sistemi görev sonunda kullanılacak
Görevin bilimsel operasyonlarla sınırlı kalmaması planlanıyor. Operasyonlar tamamlandıktan sonra aracın kontrollü yavaşlatma manevralarıyla Ay yüzeyine ulaştırılması hedefleniyor. Bu aşamada Türkiye’nin geliştirdiği Hibrit İtki Sistemi kullanılacak.
Sistemin hem yörünge yükseltme manevralarında hem de görevin son bölümünde Ay yörüngesinden çıkış için yapılacak ateşlemelerde görev alması öngörülüyor. Bakan Kacır’ın açıklamasına göre, tamamen yerli imkânlarla geliştirilen hibrit roket motorunun derin uzayda ilk kez ateşlenmesi de bu misyon kapsamında gerçekleştirilecek.
Türkiye, programın başarıyla tamamlanması hâlinde Ay görevi gerçekleştiren 9’uncu ülke olmayı hedefliyor. Misyonun, tek seferlik bir uzay aracı çalışmasının ötesinde; gelecek derin uzay projelerinde kullanılabilecek mühendislik, test, yazılım ve itki kabiliyetlerinin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.










